İbrahim KARA, Süleyman Demirel Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü, ibrahimkara@sdu.edu.tr
İsmet ÇİÇEK, Süleyman Demirel Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü, ismetcicek@sdu.edu.tr
Yıl / Year: 2026 | Cilt / Volume: 10 | Sayı / Issue: 1 | Sayfa / Page(s): 62-83
Sayı Yayın Zamanı / Issue Published: 23 / 06 / 2026 | İnceleme Makalesi
DOI:
Bu çalışma, Türkiye'de asgari gelir güvencesinin tamamlayıcı ve muhtaçlık testli bir yardım düzeninden ikameci ve hak temelli bir gelir tabanına dönüştürülme imkânını incelemektedir. Bu incelemede, transfer miktarı ya da maliyet hesabının ötesine taşınarak hak sahipliği rejimi, idari erişim, kurumsal entegrasyon, finansman mimarisi ve sosyal vatandaşlık boyutlarıyla birlikte yürütülmektedir. Bu doğrultuda tamamlayıcı ve ikameci paradigmalar, asgari gelir tabanının refah mimarisi içindeki konumu üzerinden ayrıştırılmakta ve ikameci modelin Türkiye'deki uygulanabilirliği SWOT analiziyle değerlendirilmektedir. Bulgular, anayasal sosyal devlet ilkesi, dijital idari altyapı ve geniş ölçekli nakit transfer deneyiminin ikameci dönüşüm için önemli kurumsal avantajlar sunduğunu, buna karşılık sınırlı vergi kapasitesi, kayıt dışılık, enflasyonist aşınma, hane temelli yardım mantığı ve lütuf/takdir eksenli kurumsal kültürün dönüşümü kırılganlaştırdığını göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışmada, ikameci bir asgari gelir tabanının ancak açık hak sahipliği kuralları, adil ve sürdürülebilir bir finansman mimarisi ve mevcut sosyal sigorta-yardım programlarıyla kayıpsız, katmanlı bir entegrasyon birlikte sağlandığında uygulanabilir ve dönüştürücü bir politika hattına dönüşebileceğini savunulmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Asgari gelir güvencesi, ikameci sosyal koruma paradigması, evrensel temel gelir, hak temelli sosyal vatandaşlık, SWOT analizi
This study examines the conditions under which minimum income security in Türkiye can be transformed from a fragmented, means-tested and complementary social assistance arrangement into a more central, rule-based and rights-oriented income floor. Rather than reducing the debate to transfer levels or fiscal costs, the article focuses on entitlement regimes, administrative access, institutional integration, financing architecture and social citizenship. In this framework, complementary and substitutive paradigms are distinguished according to the institutional location of the minimum income floor within the welfare architecture, while feasibility in the case of Türkiye is assessed through a SWOT analysis. The findings indicate that the constitutional social-state principle, digital administrative infrastructure and extensive experience with large-scale cash transfers provide important institutional advantages for a substitutive trajectory. However, limited tax capacity, informality, inflationary erosion, household-based assistance logic and charity/discretion-oriented institutional culture structurally weaken this transformation. The study argues that a substitutive minimum income floor in Türkiye can become feasible and transformative only when clear entitlement rules, a fair and fiscally sustainable financing architecture, and layered, loss-averse integration with existing social insurance and social assistance programs are jointly secured.
Keywords: Minimum income security, substitutive social protection paradigm, universal basic income, rights-based social citizenship, SWOT analysis